Elleri kirlenir mi insanın her ayrılıktan sonra
Elleri kirlenir mi insanın her ayrılıktan sonra? Bu soruyu kime sorsam benzer yanıtlar alacağıma eminim. Gözlerini yazı sayfasına yeni bir şey bulmak umuduyla dikenler için bu yazı bir şeyleri anlatır mı bilemem. Bir köşe başından dönüyordunuz da karşınıza aniden çıkıverdi. Hani o meşhur reklamdakine benzer bir şey oldu. Elinizdeki her şey yere dağıldı çarpışınca. Sonraki sahnede ikiniz bir anda yerdekileri toplama telaşında. Birbirinizden özür diliyorsunuz. Topladıklarınızı karşınızdakinin eline uzatırken göz göze geliyorsunuz, o anda fark ediyorsunuz birbirinizi. Az sonra yolunuza gidecekseniz oysa. Yaptığınız iş görüşmeleri sonuçsuz çıkmış, başka birinden doğru sonuç alacağınızdan emin bir inançla giderken tam karşınıza böylesi… Hani içinize sıcak bir şeyler düşüyor. Çok kısa bir sürede yaşandığı için hepsi o yoluna doğru adım atmış oluyor. Kimin umurunda iş görüşmesi?
Sıcak günlerde sokaktan geçerken altından geçtiğiniz bir ağaç gölgesinde daha uzun kalmak isteği gibi, daha çok o yüze bakmak geçiyor içinizden. Yerden topladıklarınızı uzatırken kazara parmaklarınız onunkilere değdiğinde, bir fırtınadan çıkıyordunuz. Kaç fırtınadan karaya çıkmayı başardığınızı ama her seferinde batmak üzere olan bir gemi gibi yalpaladığınızı söylemeye gerek yok. Yumuşacık o tenin artığı gibi hayatınız dokunaklı bir filme dönüşüyor giderayak.
İnsan neleri kabul ediyor bir aşk uğruna? Hani olmayacak dediğiniz her şeyin sizi bulduğunu düşünmeye başladığınız o çocukluk yaşlarından beri, çokça pişmanlık gözyaşları dökmeyi öğrenmiş olsanız da, yenileri daha parlak incilere dönüşüyor. İlk günlerde sizinle aynı şeyleri hissettiğini söylediğinde masmavi o göğü daha çok görür oldunuz. Ne güzeldi o mavilere bulaşmış beyaz bulutlar. Daha sonra onlar mı böyle kararıp gününüzü gecenizi zehir edecek olan bulutlar?
Hepi topu üç cümle. Hiçbir ayrılık bu kadarını kabul etmez. Karşınızdakini ayrılığın aksi için ikna etmekse nasıl zordur. Onun hayatını mahvettiğinizi biliyor oluşunuz belki daha çok zorluyordur sizi. İnsan gönlüne o güzel sesleri doldurmuşken nasıl olurda bir an gelince bütün sesleri yitirmeyi göze alır, bunu anlamakta zorluk çekerim. Ölüm gibi bir neden olmadıkça kabul edilesi gelmez bana ayrılıklar. Sonsuzluğun kısa bir anmış gibi karşınıza gelip dikildiğini hissedersiniz. Verilmiş sözleriniz vardır. Aldığınızda mutlu olduğunuz o sözleri bu kadar net anımsarken siz, ayrılıkta neyin nesi?
Elleri kirlenir mi her ayrılıktan sonra insanın? “Yüreği kirlenir insanın” diyor bir dostum bu sorum üzerine. Bütün inandıklarınızı sıfırlayan yanı var ayrılıkların. Yüzün el olmuşta bulutlarda fırtına çıkarıyor sesin. Beni söküyorsun giderken. Uzağa git, son dikişim çıksın tenimden… Hayır kal. Daha çok sar gövdesini o yalnız ağacının. Şemsiyesi yağmurda saçlarını gizleyen o kıza dönüşme.
Bir şiirimde diyordum. “Anılarımsa eski kazak”. Her ayrılıkta biraz daha sökülür insan. Eski bir mesaj cümlesini hatırlamanıza neden oluyor bu dize. “TV reklâmındaki gibi Afrika’ya yerleşeceğini söyledin sanki. Çok uzak. Bugün iyi hissedeceğimi sandım seni görürsem. Tuhaf boğuldum dünden beri. Gidip gelsen çok sevinirim. Çocuk olurum”. Hatırlıyor musun peki o mesaja gelen yanıtı? Hiçbir şey yazmayıp aramış mıydı yoksa? Sonra çıkıp gelmişti bazı beklediğin gece yarılarında olduğu gibi. Yoksa herkes yaşadıkları sonucu gizli bir müzemi kuruyor Pamuk gibi? Dönüp dönüp bakacağı eski bir küpe, yarısı yenmiş bir dondurma külahı, gazoz şişesi, kısacık bir mektup… Ne atacağım cebime gizlice biten bu ilişkiden?
“Eski bir aşk yeni bir ayrılıktır her zaman” der Yılmaz Odabaşı. Neler kalıyor bir ayrılıktan geriye? Bir ağaç, yalnız bir ağaç değildir insan için hayatta. O önünden geçerken gölgesinde daha uzun kalmak istediğiniz insana dönüşür. Yazılanlara öykü dersek daha mı az acıtır içimizi?
Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Arkadaşına Gönder! | Etiketler : serkan türk
Konu: acı
karşılıklı alışverişe, çıkara dayanmayan ilişkiler kaldımı bu devirde. heledeki yaşanan acılarda yalanlar katık olmuşsa,birileri kendini cazip kılmak için seni kullanmışsa, bir kat daha yüreğini dağlar aşığın.yazınızı çok beğendim.fırsatım oldukça hepsini okumaya çalışacağım.
Bağlantı »
Konu: ...
..daha az acıtmıyor adına öykü denince ayrılıklar..
"Yüzün el olmuşta bulutlarda fırtına çıkarıyor sesin. Beni söküyorsun giderken. Uzağa git, son dikişim çıksın tenimden… Hayır kal. Daha çok sar gövdesini o yalnız ağacının. Şemsiyesi yağmurda saçlarını gizleyen o kıza dönüşme."
çok acıttı bu satırlar.
Yağmurda şemsiye kullananlardan olmadım hiçbir zaman,ama ayrılığa mutlaka elimiz bulaştı,kirlenir mi bilmem ama acıtıyor besbelli.
Peki ya yeni bir aşkla aklanır mı yüreğimiz?
Bağlantı »
Konu: hep kavuşmalar dileğiyle
Başlığı okuduğumda bende o arkadaşın gibi "yüreği kirlenir insanın elleri değil " demiştim. hep ayrılıklara dair şeyler yazıyorsun.keşke kavuşmalara dair şeyleride yazsan..
"yazılanlara öykü dersek daha mı az acıtır insanı..."
hep kavuşmalar dileğiyle ;) esenkal
Bağlantı »