Notre Dame'ın Küskünü

 

her duyduğum ölüm kamburum

olurdu. sonsuz gökleri sarsardı yağmur

ellerinde kir birikmiş günahkar bir kadın

beyaz bir çarşafı gererdi bahçesinde

 

yaz’dı biliyorsun biten

ben orda koşacak ve yetişecek olandım

yeni zamanlarına dünyanın

 

tuttu yaprak döktü ağaçlar

kavak esnedi çatıya doğru

bir kuş havalandı kalbimde

tuhaf boşluk

açtığım camdan baktım tepelere

ateş yakmış kalabalık,

gittin mi? hiçbir gölge yer etmemiş

aydınlık evler, altındı penceren.

 

esmeralda bir çingene kadar esmer

bir o kadar alacaklı tanrı’sından

ve ben alıngan köle  kamburum içimde

notre dame'ın küskünüyüm sanki

çalıyorum her saat çanlarını yalnızlığın

katedralin duvarına sinmiş frollo kadar ürkek

bakıyorum çarmıhıma.

 

bu düştüğüm yağmur suyu gözyaşım

olurdu. sonsuz içimi dağlardı sessizliği.

 

  

 

Serkan Türk

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Arkadaşına Gönder! | Etiketler : serkan türk

« Önceki :: Sonraki »

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:



0 yorum yazilmistir

Yorum yaz!